Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri - Gündem

...

kişisel web

1.7.17

Dört Parmak-2 Basından öğreniyoruz ki; Düzce Belediye Başkanlığı tarafından "Rabia=dört" anlamındaki figüre, siyasi bir kimlik kazandırmaya çalışan adam kandıran partiye daha çok yaranmak için, "dört dikme parmak" heykelini Düzce'nin ana meydana kondurulmuştur! Bu sembol, aynı zamanda Arapçada "dört" anlamında "Rabia" demek olduğunu tekrarlayalım. Mısırda kurulan ve din merkezli bir şeriat uygulamalı idare sistemi kurmak amacında olan "Müslüman Kardeşler" terör örgütünün de semboldür, bu "dört=Rabia" dikme parmaklar. *** Bu ucubeyi Düzce meydanına dikmenin saklı bir amacı olabilir mi, diye düşünüldüğünde, akla şu ihtimal gelebilir; BB, FETÖ'cü olduğunu gizlemek için mi bunu yaptı? Yani, birilerine yaranmak ve taltif madalyası alıp kriptoluktan sıyırıp "has adam" derecesine terfian diplomaya konmak mıdır amacı? Yada birinin direktifi ile halkın nabzını ölçme deneyi olabilir mi, diye düşünülebilir! Muhterem belediye başkanına aferin demek gerekir! İkbal için, ancak bu kadar yaranma eylemi yapılabilirdi, ancak bu kadarına ne gerek var ki? Yoksa bu yaranmalık bir ayıbını gizlemek için mi? *** Düzceli Ülkü Ocaklı gençler ise, Türk töresine ve kültürüne uymadığı için bu ucube dikmeye karşı yaptıkları protestoyla, gerçek kimliklerini ortaya koydular. Onları yürekten kutluyorum. Ayrıca, bu eylemleriyle de, birilerinin sözcülüğünü yapmaya aday Devlet Bahçeli'ye ülkücülerin bir uyarısı olduğunu düşünenler de vardır. Merak edilen şudur; verilen bu mesaj Devlet Bey'e ulaştı mı? Diğer ilginç bir soru da; milliyetçi geçinen Devlet Bahçeli ve etrafındakiler, yani "Balgat mukimleri" resmî bayram törenlerinde, bu "dikme parmaklara" çelenk koyup, saygı duruşuyla selam duracaklar mı? *** Bu işaretle ilgili olarak akla gelebilecek bir varsayım daha vardır; her görüldüğünde, çok farklı algılamalar içine girebiliyor insanlar. Kimi insanın aklında iz bırakan şu meşhur çok muhterem (!) 4 bakanı hatırlıyor olabilir. Hatırladınız mı onları? Hani biri, bir acem uşağın önüne yatmıştı, biri "bakara makara" diye Allah'ın Kur'an ayetleriyle dalga geçmişti, biri rüşvetin göstergesi olarak milyonluk saat takıp halka poz vermişti, biri de imar yolsuzluğunu BB'nın bilgisi dâhilinde yaptığını söylemişti, hatırladınız mı? Bu ucube şeyde görünen her bir dikme o 4 bakandan birini temsil ettiğini düşünenlerin olması yadsınır mı? Sizce bu muhterem (!) bakanların simgesi bundan daha iyi tarif edilebilir miydi? *** Peki, adam kandıran parti neden bu "dört=Rabia" dikme parmağı gösterip, "tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet" diye tarif ediyorlar? Düne kadar "Rabia" olarak meydanlarda bu işareti kaldıran ünlü politikacılar, baktılar ki işin ucunda terör örgütü "Müslüman Kardeşler" ve Yahudi-Musevi sembolü olmak var, bunu gizlemek için dört dikme parmağa, Türk milletinin kutsalları olan değerleri uydurmaya kalktılar. Her bir dikme parmağa bir ad buldular güya. "Tek" ile başlayan kutsal ifadeler; aslında tekliği mümkün olmayan "millet" ifadesini de dahil ederek halkı uyutmaya başladılar. Amaçlarının "Rabia" terör sembolünü "meşrulaştırmak" olduğunu, bu taktiği bunun için uyguladıklarını aklını kullanan herkes biliyordu. Kaldı ki burada kast edilen "millet" gerçekte "tek" olması mümkün olmayan, aslında kast edilenin "ümmet" olduğunu bilen yine biliyor. Kaldı ki ümmet bile tek olamaz! Hıristiyan, Musevi, Budist, Ateist, Putperest, Şaman neden Hz. Muhammed'in ümmetliğini kabul etsin ki? Dolayısıyla "millet" ifadesinde kasıt "ümmet" de teklik özelliği taşımıyor. Peki, bu kadar gayretkeşlik nedendir? Milli bilinç yoksunu olunca insan, öz güvenden yoksun olunca, her gördüğünü taklit ya da kopya eder! Dikilen nesnenin ya da işaretin aslında Yahudiler ve Museviler arasında tanınma ve tanıtma, anlaşma işareti olduğunu önceki yazımda belirttim, bunu kullanan çok muhteremler (!) iyi bilmeleri gerekir. Ayrıca Siyonizm'in ileri karakolluğunu örtülü olarak yapan aldatılmış "entel ve dantellerin" oluşturduğu Masonların de sembol işareti olduğunu bilmezler mi?! (Devamı olacak) R. Demir (1.7.17)

424

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir598465