Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri

Sivil Kıyafeti Olmayan Mustafa Kemal…

Kişisel web sayfası

31.7.2013

Sivil Kıyafeti Olmayan Mustafa Kemal...

Bugün 23 Temmuz 2013..

Erzurum Kongresi'nin 94. yıldönümü...

Milli bayramlarda yapılan üstün körü, baştan savma kutlamalar yapıldığına göre milli kurtuluş hareketinin başlangıcı olan Erzurum Kongresinin görkemli törenlerle kutlanacağını sanmıyorum. Bu yıl dönümünde Kongre kararlarına ve irade ruhuna ne kadar ilgi gösterileceğini de merak etmiyorum. Aslında bay muktedirin ilgileneceklerini de beklemiyorum... Belki yasak savma adını bazı nutuklar atılacak, ama aslın ruhuna inilmeyeceği kesin..

Bu yazımda, Erzurum Kongresinde alınan kararlar ve herkesin bildiği olayların dışında yaşanan bazı olayları, bazı kaynaklardan okuduklarımı paylaşacağım. Bu paylaşılan bilgileri bugüne kadar belki de hiç okumadınız, ya da çok az insan okumuştur... Kongrenin aldığı kararların İstiklal Savaşının temelini oluşturduğunu bilmeyen varsa lütfen okumalı ve öğrenmelidir...

23 Temmuz sabahı Mustafa Kemal Paşanın olmayan sivil kıyafeti tartışma konusu olur.

Diğer bir ifade ile Kongre, "kıyafet krizi ile başlar!.."

T.C.Devletinin kurucusu Mustafa Kemal'in bir sivil kıyafeti bile yoktur o gün...

Bunu her vicdan ve idrak sahibi derinlemesine düşünmelidir....

Ordu müfettişi olarak çıktığı Anadolu'da sadece üzerindeki askeri üniforması vardır.

İdam fermanı imzalanınca İstanbul Hükümetince, rütbelerini bıraktığını ve komutan olarak değil Türk milletinin bir ferdi olarak mücadeleye devam edeceğini bildirir ve "Sine-i millette bir ferdi mücahit" olmak üzere askerlik görevinden istifa eder...

Sivil kıyafeti olmadığı için Mustafa Kemal Paşa, kongreye asker üniformasıyla gelir. Üniformasında yaver kordon da durmaktadır. Erzurum Kongresine 45 delege katılır; kongre başkanı seçilecektir; 38 delegenin oyunu alarak Kongre Divan Başkanlığına seçilir Mustafa Kemal... 7 delege Mustafa Kemale oy vermemiştir.

Mustafa Kemal Paşa kongreyi yönetmek üzere kürsüye çıkacağı sırada bir itiraz gelir; itiraz, Gümüşhane delegesi Zeki Bey'dendir... Ki o Zeki Bey daha sonraki yıllarda da "devrim karşıtı" tutumlarıyla öne çıkacak olan kişidir.

Delege Zeki Bey, yerinde kalkarak şu itirazı yapar; hem de sert bir tonla: "Paşa, evvela arkanızdaki elbisenizi ve göğsünüzdeki kordonu çıkarın da, sonra başkanlığa başlayın, tahakkümden korkuyoruz."

Bu uyarı salonda soğuk duş etkisi yapar. Mustafa Kemal Paşa salondan çıkar, yan odalardan birine geçer, yaveri ve arkadaşları o telaşla "sivil kıyafet" arayışına girerler... Esnaftan, memurlardan kiminden ceket, kiminden pantolon, kiminden gömlek tedarik edilir Paşa'ya getirilir; "Nereden buldunuz bunları" diye sorar; "esnaftan, arkadaşlarımızdan" derler...

Gazi Paşa zar-zor bulunmuş olan sivil elbiseyi giyer, tam uyumlu olmasa da 'hiç yoktan iyidir' dercesine tebessüm eder ve salona döner, kürsüye çıkar, Kongre kararları tartışılmaya başlanır.

Kongreye katılan delegeler mahallerinden seçilip gelen insanlardı. Mustafa Kemal ve Rauf Bey seçilmiş delegeler değillerdi. Bu da bir kriz kaynağıydı Kongredeki çatlak sesler için...

Çözüm, iki seçilmiş delegenin istifa edip yerlerini Mustafa Kemal ve Rauf Bey'e bırakmaları önerildi.

Almanya'dan öğrenim görmüş değerli bir aydın olan Cevat Dursunoğlu ile İttihatçılardan Binbaşı Kazım Yurdalan istifa ederler. Onların yerine Mustafa Kemal ve Rauf Bey geçer (Kaynak: Cazim Gürbüz, Yeniçağ Gazetesi). Kongre kararları hakkındaki tartışmaların seyri ve özellikle yedinci maddede geçen "asri" kelimesi üzerindeki tartışmalar dikkatle değerlendirilmesi gereken noktalardır. Bu konuyla ilgili olarak Cevat Dursunoğlu'nun "Milli Mücadelede Erzurum" adlı eserinde detaylı bilgiler mevcuttur.

Erzurum Kongresi biter...

Mustafa Kemal ve beraberindekiler Sivas'a döneceklerdir, fakat elde metelik kalmamıştır, dönüş için, masraflar için para lazım...

Düzenlemede ev sahipliği yapan "Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" çare arar; cemiyet üyelerinden, halktan para istenecek durumda de değiller.

Böyle bir kargaşa yaşanırken Müdafaa-i Hukuk Cemiyetin yönetiminde görev almış olan Binbaşı Hatunoğlu Süleyman Bey, o zamana kadar birikmiş 800 lira emekli parasını verir... Ancak bir şartı vardır; Mustafa Kemal bilmemelidir.

(NOT: Hatırlatma; a) Padişah tarafından M. Kemal'e verildiği iddia edilen uydurma altınların nasıl asılsız ve dipsiz bir yalan olduğu; b) ayrıcı Mustafa Kemal'e "diktatör" diyen zavallılar, o gün kıyafete itiraz eden Zeki Bey'in bugün yolunda olanlar, liderlerine böyle bir karşı gelme cesaretleri var mıdır? Olanların da nasıl harcandığını görüyoruz. Kimdir diktatör?)

R.Demir (23.7.2013)

2199

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir850943