Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri

HEDİYE PAKETİN ANALİZİ…

kişisel web sayfası

12.12.2013

HEDİYE PAKETİN ANALİZİ...

Aylardan beri adeta ‘açıl susam açıl' tekerlemesi söylenegelen "açılacak" diye duyurulan "meşhur paket" açıldı nihayet...

Merak edenlerin merakları giderildi, en azından...

Şimdi sorulan soru şu; "Paketten ne çıktı, ne çıkmadı?"

önce çıkanlardan başlayalım da "moral" olsun derim; işte çıkanlar:

1-Seçim sistemi çıktı...

Sadece 3 seçenekli ana başlık altında çok alt başlıkla genişleyebilecek çok ihtimalli bir "kandırmaca" ya da "cingöz" oyunu denebilecek bir şeyler...

Amaç nedir bunda?

özellikle baraj oranını aşağılara alıp "dar bölge" sistemine insanları yöneltmek ve çıkış yapam MHP yi sindirmek...

Sonuçta bay "muktedir" daha da muktedir durumuna getirilecek...

2- Siyasi partilere devlet yardımı konusu...

Bu istek terör örgüytünün siyasi kanadı olan BDP'nin ve PKKnın isteğiydi, gerçekleşti, böylece terör örgütüyle organik bağı olan bir siyasi partiyi "zenginleştirme" projesidir.

3- Siyasi parti teşkilatlanmaları hakkında öneri çıktı...

Küçük partilerin her il ve ilçede teşkilatlanmaları zorunluluğu ortadan kalkıyor. Bu da yine BDP'nin işine yarıyor. Teşkilatlanma zorunluluğu kalkmış olacak... Bu arada çok ilginç bir haber yayıldı; Gaziantepte tamı tamına 78 siyasi parti kurulmuş... Bu partilerin özelliği bünyelerinde kumar, bar ve diğer eğlencelikleri barındırmalarıymış... Siyasi partilere "polis baskın yapamaz" hükmünden yararlanmak için böyle bir açıkgözlülük göstermiş bizim Gazi ünvanını almadan önceki anlamlı isimleri olan "Ayintaplı" vatandaşlarımız...

4- Eşbaşkanlık konus...

Bu teklif aslında yine BDP'nin uygulamakta olduğu "eşbaşkanlık" sisteminin yasallaşmasını sağlıyor. Yoksa Tayyip Bey kendine bir "eşbaşkan" asla düşünmeyecek kadar yüksek egolara sahip biri...

BDP'yi memnun etmek için yapılmış bir öneri...

5- Siyasi partilere üyelik konusu...

İsteyen kişi isteyen partiye üye olamiyordu...

Sicilin "temiz" olması gerekiyor...

Şimdi ister katil, ister maktul, ister terörist ol üye olabilecek herkes...

Bu teklif de BDP'nin ve PKK'nın yararına...

6- Farklı lehçelerde propaganda konusu...

"Farklı lehçe" işin kamufle edilmiş halidir. Şuna doğrudan "Kürtçe" ile deseniz olmaz mı?

Denmiyor, herkes anlıyor da yasal sakıncadan kaçış, yani arkadan dolanma cinliği...

Bu istek de PKK'nın isteği, ona yaranmak içindir...

7- Nefret suçuna cezanın gelmesi...

Fikir beyan ederken kimsenin, kuruluşun, örgütün, cemaatin, tarikatın aleyhine yazı yazamayacak durumuna gelecek kadar sınırlamalar getirebilecek bir öneri... Lastik kıvamında bir ifadeyle herkesi suçlu konumunba sokmak mümkün bu öneriyle... Yeni mahkemeler ve cezaevleri gerekebilir... Başta dini örgütlenmeler olmak üzere terçr örgütü hakkında "nefret" duyma duygusunu yasaklıyor, ceza getiriyor... Bireyin bir başkasından "nefret" etme özgürlüğünü kaldırıyor, ceza uyguluyor...

8- Ayrımcılıkla mücadele konusu...

Çok samimi olmadığına inandığım bir öneri...

Ayırımı, ötekileştirmeyi yapan bir zihniyetin katıksız temsilcilerinin böyle bir teklifi yapmaları takiyye kültürünün ne denli yüksek olduğunu gösteriyor...

Çok anlamlı olacağını sanmıyorum...

Bunun istismarın yine terör örgütü ve dini örgütkler kendi yararına kullanacaklardır...

9- Q, X, W harflerin Türk alfabesine eklenmesi...

Türk alfabesinde olmayan bu üç harfin eklenmesinin ana amacı belli; yazılacak Kürtçe metinlerde kullanılıp kullanılmama sorunu yok, isteyen Kürtçe yayın yaptığına göre, bu harfleri de zaten kullanıyor demektir...

Esas amaç, Kürtçe alfabede olan bu harflein Türkçe metinle yazılacak anayasaya ve yasalara Kürtçe harfleri sokmak... Böylece Devletin Resmi Dili olan Türkçeyi sabote etmektir... Resmi dil Türkçe olma kuralını delmektir amaç...

Böylece Kürtçe eğitime gerekçe hazırlanmış olacak... Kaldı ki siyasi erk zaten bu yolu açmış durumda; özel okullarda Kürtçe dersi koymakla... Milleti kandırmak adına yapılan yalanın ki bu yalan, ‘harflere özgürlük' deyişidir, bunun aslının harf özgürlüğü, klavye özgürlüğü ile alakalı değildir. Yurdumun her yerinde, dünyada "rahatlama odası" olarak anılan, biz de de "defekasyon" yeri helâların kapısınde "WC" zaten yazıyor; bu, harf özgürlüğü değil mi? Belli ki arkadan dolanatrak terör örgütü PKK'ya verilen bir başka ödündür...

10- Toplantı ve yürüyüş konusu...

özgürlük adına, hak arama adına, yanlışlara karşı demokratik hak kullanımına dayanan yürüyüş ve gösterilerin iktidar arzusuna ve isteğine göre iktidar tarafından gerektiğin sınırlandırılması ya da istediğine izin vermesi hükmü kimin yararına olabilir? İlk etapta akla gelen muhalifleri susturma ve yandaş kuruluşlara da taviz verme şeklinde düşünülür... Sonuç olarak iş yine iktidarın yararına bir tasarruf...

11- Eğitim konusu..

özel okullarda Kürtçenin serbest bırakılması terör örgütü PKK'nın teklifi... Onun işine yarıyor... Ama bununla asla yetinmeyecek... Bu bir başlangıç, daha ilerisi isteniyor, bunu Tayyip Bey de çok iyi biliyor... Çünkü "beynimin yarısı" dediği akıl hocaları bunun tarafı olan zatlardır...

Nitekim Diyarbakır son AKP-KK ortak gösterisinde, "çoban" takma isimli kişi "Kürtçe Resmi Dil Olsun" istemin karşı Tayyip Bey "zamanı var" ifadesi her şeyi açıklamaktadır.

12- İsim değişikliği konusu...

Türk haklının bu konuda bir talebi yoktur...

Tamamen terör örgütü PKK'nın ve Türkiyedeki kendini gizlemiş Ermeni kriptoların isteğidir...

Anadoludaki tarihten beri ve 1915 ten sonra değişen ve eski isimleri unutulan ne kadar Ermenice, Rumca yer, yöre ismi varsa değişmesi için tekrar gündeme gelecek... Bu aynı zamanda Anadolunun Hıristiyanlaştırılması proljesinin alfabesidir... Bu konuyu anlamayan zavallılar bilsler ki uzun vadede; ‘Anadolu Hristiyanlığın doğuş merkezi, mülkün de o toplumların mülkü olduğu, Türklerin işgalcılar olarak ya Hıristiyanlığı kabul ya da terk etme' seçenekleri verildiği zaman bu satırları yazan bendenizi ruhu azmanda gözyaşı dökecektir...

13- Hacı Bektaş Veli Üniversitesi...

Alevi vatandaşların böyle bir talepleri ve arzuları yoktur...

Sen 40 bin Alevi Türkmeni katleden "Yavuz" ismini köprüye vereceksin ardından bunun karşılığında sanki tavşana ‘havuç' verir gibi bir üniversitenin adını değiştirereksin, Hacı Bektaş Veli ismin koyacaksın...

Bu kadar sığ düşünce olabilir ancak...

Hacı Bektaş Veli külliyesine Alevi vatandaşlar ücretle ziyaret etmekteler, bunu düzeltmiyorsun, cem evlerini ibadet yeri olarak kabul etmiyorsun, her fırsatta mezhepçilik yapıp, Alevi Türkmeni ötekileştireceksin, sonra kalkıp Alevi vatandaşlara "havuç" uzatacaksın...

Samimiyetsiz zihniyetin katıksız temsilcilerine kim inanır...

14- Kişisel verilerin gizliliği konusu...

Yolsuzluk yapan, hile yapan, yalan söyleyen, halktan yardım tolayıp TV kuran, AVMler kuran ve tüm bunları kayıt altına alan kasetler, dijital belgelere kısıtlama geliyor demektir. İktidarın ve yandaşlarınıu ne kadar kirli çamaşırı varsa açığa çıkmasına engel olunuyor bu kararla...

Kimin işine gelir böyle bir karar? Siyasi iktidar, yardım toplayan dini kuruluşların hiç edilen trliyonlara sahip topluluklar, grupların işine gelir...

(Devamı gelecek; 12.12.2013)

R. Demir

1500

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir831583