Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri

OSMANLIDAN KALAN MİRAS

KİŞİSEL WEB SAYFASI

25.1.15

Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine kalan miras neydi, sorusuna verilecek farklı cevaplar olabilir. Onların detayını geçiyorum. Burada özet bir hatırlatma yapmaya çalışacağım.

***

Osmanlı İmparatorluğu 1595te, tarihinin en zirvesine ulaşmıştı, en geniş topraklara sahip oldu. Yaklaşık yüz ölçümü 19.902 milyon km2 idi.

İlk toprak kaybı 1699 yılında imzalanan "Karlofça" anlaşmasıyla olur. Takip eden yıllarda da sürekli yenilgiler alarak toprak kaybetmeye devam eder, giderek küçülür.

***

Birinci Dünya Savaşında 9 cephede savaşa girer, Mustafa Kemal'in komutasındaki Çanakkale hariç diğer tüm cephelerde yenilgi, ölüm ve esaret haberleri gelir. Arabistan, Bağdat, Filistin, Kanal, Kafkasya cephelerinde yaklaşık 350 bin asker kaybı olur. Sarıkamış'ta 120 bin vatan evladı soğuğa yenilir.

***

1918 de Çanakkale geçilmez dedirten Türk Milleti idi, ama, Mondros Mütarekesi ve ardında 1920 de Padişah Vahdettin'in onayı ile Sevr anlaşması imzalandı.

Anadolu işgal edilir...

Ve sadece orta Anadolu'da, "bir sığıntı" alan bırakıldı Türk Milletine...

***

Mustafa Kemal ve arkadaşları emperyalizmin işgaline isyan etti, Kurtuluş Savaşı başlattı, vatan, bayrak, iffet kurtuldu, esareti kabul etmedi Türk Milleti...

"Gazi Meclis" olarak TBMM savaş kararını aldı ve yönetti. Başkomutanlık görev ve sorumluluğunu Başbuğ Bozkurt Mustafa Kemal'e verdi.

TBMM'nin de onayladığı Lozan Anlaşması imzalandı, bugünkü doğu ve batı sınırları çizildi. Güney sınırı, Hatay'ın ilhakıyla son şeklini aldı.

Osmanlıdan kalan küllerden yaratılan yepyeni bir Ulus Devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu; 29 Ekim 1923...

***

Kalan miras; yokluk, yoksulluk, fukaralık, perişanlık, yakılmış, yıkılmış bir Anadolu...

Yolu, yolağı, ışığı olmayan Anadolu...

Duyun-u umumiye (Osmanlı borcu, kapitülasyonlar), diz boyu cehalet, gerçek anlamıyla "ortaçağı" yaşayan bir Anadolu...

Eğitimsiz, imarsız, toprağı işleyecek, iş görecek nüfus kıtlığı!

Biraz daha detay verelim mi!

Düşman tarafından yanmış yıkılmış bir Anadolu... Yokluk ve yoksulluğun örneği olarak tarlada, tek öküze eş olarak sabana koşulan kadınlar, kızlar analar... Tamamı 13 milyon civarında olup yarısından fazlasının harp malulü gaziler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklardan oluşan bir eğitimsiz ve iş göremez bir nüfus... değil ki elektrik, radyo, TV sahibi olmak, üzerine avret yerlerini kapatacak kadar el dokuması kaba bezden "fistan", isli çırasında yaktığı gazyağını bulamayıp akşamdan şiltesine sarılan bir köylü toplumu...

Tarlasından, köyünden başka bir yer görmeyip, askere alınıp cephede şehit ya da esir kalıp geri gelmeyen nice kahramanların bıraktıkları yetimler ve yavuklular...

"Akşam karanlığından beter cehaletin karanlığı altında, karıncalar gibi yaşayan bir kalabalıktan, yaratılan milletle bu günlere gelindiğini anlayamayan tarla sıçanları; tekrar deliklerine dönecektir." (A.U.Şahin'den yorum)...

***

Böyle bir kara tablodan medeniyet yolunda ilerlemeye çalışan Türk Milletini gerilere tekrar götürmek isteyenlerin olmasını yadırgamıyorum; bunlar dün de vardı, yarın da olacaktır. Bunlara "iktidar" cesaretini ver bu halkın geçmişinden nereden nerelere geldiğini, cumhuriyetin onlara neler kazandırdığını anlaması gerekir. Bunu anlatacak milli bilinç sahibi milli aydınlar ve vatan için "serdengeçtilere" ihtiyaç vardır. Bunun çaresi, vatandaşın bilinçli olarak demokratik hakkı olan oyunu doğru ve isabetli kullanmasıyla mümkün olabilmesidir. Aksini, şimdilik, düşünmek suçtur!

***

İşte böyle bir miras kaldı Osmanlıdan Cumhuriyete!...

90 yıldan beri sefalet kokan bu borçlu mirası tersine çeviren Cumhuriyete, söz edenler var!

Varlıklarını borçlu oldukları cumhuriyete "reklam arası" diyen izansız, vefasızlar var!

Cumhuriyet olmasaydı acaba o "eçhel kişi"ı, Gazi Mecliste vekil olabilir miydi!

Edep Yahu!...

R. Demir (20.1.15)

1227

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir831562