Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri

Lozan mı, Sevr mi? (2)

Kişisel Web

2.10.16

Örgütlü cehaletin ürettiği ortada; çarpık zihniyetin ruhu zifiri karanlık, beyni abluka altında, fikri melekesi kiralık, vicdan desen hak getire...

Lafazanlığı sanat edinmiş karga kılıklılar, paçalarından akan cehaletin çirkefine bakmadan, "Lozan hezimet" diye "cılk" yumurtayı sokağın ortasına bırakmışlar...

Kokmuş yumurtaya itibar edilir mi?

Edilmez.

Ancak bazı safların anlaması için Lozan'ın ne olduğunu yine tekrar anlatmamız gerekiyor. Allah'ın cahiline Lozan'ın ne zaman, nerede, kim tarafından, imzalandığını, kaçıncı toplantıdan sonra imzalandığını, ne hükümler taşıdığını, Sevr'den farkının ne olduğunu sorsan, asla bilmez...

Ama varlıklarının borçlu oldukları Cumhuriyetin tapusu olan Lozan'ın Türk Milletine sağladıklarını uluorta tartışmaya açarlar.

Neden?

Türbinlere oynuyorlar da ondan!

***

Gazi Paşa ve İsmet Paşa ile derdi var da ondan!

Lozan'la kazanılmış vatan topraklarının bir kısmını Arap peştamallarına satarken, bir kısmını da Yunanistan'a "hibe" eden bir kafa yapısı var gündemde!

Düne kadar ata yadigârı olan "Süleyman Şah Türbesi'nin" bulunduğu toprakları değil ki bir devlete, bir terör örgütüne devrederek Süleyman Şah'ın kemiklerini kaçıranlar, bugün Lozan aleyhinde lafazanlık yapmaktalar.

Lozan'la kazanılan toprağa sahip çıkamayan, onu koruyamayan bir zihniyet oturup gündem değiştiriyor. Vatan toprağını koruyamamışlar, ama Ege on iki adaların Yunan'a verildiğinden bahsediyor muhteremler.

Fakat devri iktidarlarında Türkiye'nin olan 17 ada ve adacık Yunan işgaline bırakılmış durumda, üstelik Türk toprağı olan adacığa Ülkemin bir bakanı pasaportla giriyor, bu çukurlaşmayı göremeyen muhterem halkım ve çok muhterem temsilcileri muhtarlar, bu yalanları dinleyip kanıyorlar.

Bunların farkında değiller mi, bu muhterem zevat?

Elbette ki farkında; gündem değiştirmek gerek...

Cahilin dilinden ancak cahil anlar...

On iki adanın kime verildiğini ve kimin zamanında verildiğini, bilmeyen cahiller, örneğin Yunanistan değil, on iki adanın İtalyanlara verildiğini de bilmez...

Bu adaların yüz ölçümü ne kadardır, merak eden var mı?

Bir de tarım alanı olan Anadolu toprağından Yabancılara satılan vatan toprağının yüzölçümü ne kadar, bunun kıyaslamasını birileri yapmalıdır...

Neymiş efendim, Lozan hezimet imiş!

***

Muhtarları kandırma girişimi sonuç verecek mi?

Sanmam...

Muhtarlar Anadolu'nun has insanlarıdır, gerçek vatandaşlar tarafından seçilen mütedeyyin bireylerdir, her kimseyi kandırmanın peşinde olanları tanırlar.

Bu zihniyet, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarıdır...

***

Çoğunlukla tarih bilmeyen, kulaktan dolma bilgileri olan, köyünden dışarı çıkmamış halkın temsilcilerini seçilmesinin bir amacı, stratejik hedefi var.

Hayatında hiç bir şekilde, normal şartlarla, normal yollardan, ulaşamayacağı bir değer biçme-verme, kıymetliden sayılma psikolojisi yaratmak ve bu samimi vatandaşları politik emellerine alet etmek için tarihi ve onun kahramanlarını kötüleyerek kendine paye çıkarma peşinde olma zihniyetinin örneğidir.

***

Halktan insanları, kaçak sarayda, devletin kesesinden yedirip içirip yalan yanlışları dizmek, bulunduğu makama yakışmıyor, bireyin kendisine yakışıp yakışmadığını bir yana bırakıyorum.

Fakat yapılan eylem, söylenen laflar, cumhurun başı makamına yakışmıyor. Şimdi bu muhtarlar, köylerine ya da mahallelerine dönüp, köylü vatandaşlara deseler ki; "cumhurun başı dedi ki Atatürk, İsmet Paşa çok toprak kaybetmişler" dedi diye propaganda yapması içten bile değil.

***

O muhtar vatandaşlar Balkan topraklarını, Libya'yı yani Trablusgarp cephesini ne zaman kayıp edildiğini bilmeyen bir örgütlü cehaletin farkında olmalarını bekleyemeyiz. Elbette ki Ege Denizindeki on iki adanın 1912 yıllarında kayıp edildiğini, bunu bilmediğini bilmeden söylenenlere inanacaklar...

Dahası, tarih cahili insanların "ulu hakan Abdülhamit Han" dedikleri padişahın tam 33 sene padişahlık yaptığını, ama Osmanlının en fazla toprak kaybeden padişahı olduğunu da bilmeden "ulu hakan (!)" diyecekler...

Osmanlı imparatorluğunun 2/3 toprak kaybı bu padişah döneminde olduğunu da bilmeden "ulu hakan" (!) lafazanlığına inanacaklar...

Bunların hiç birini sormadan, sorgulamadan, okuyup öğrenmeden ülkenin nasıl ve kimler tarafından işgal edildiğini de sorgulamayacaklar, ama lafazanların her dediğine inanacaklar, ona "kutsallık" atfedecekler...

***

Lozan'a laf edeceklerine, Sevr'in haritasını önüne koysunlar, bir de misakı milli sınırları çizilmiş bugünkü Türkiye haritasıyla kıyaslasınlar...

Haritaya baksınlar ki sadece iç Anadolu'nun bir kısmı ile Batı Karadeniz avuç kadar verimsiz alana hapsedilmiş bir Türk halkına görsünler...

Türk'e reva görülen Sevr antlaşmasını imzalayanları öven sahtekâr mürailer...

Osmanlıyı diriltme aptallığı peşinde koşanların, Yunan'ın Ege Bölgesi mümbit topraklarını işgalini...

İngiliz'e İstanbul'un verildiğini bilmeden Lozan'a laf edenlerin zihniyetini...

Sorgulayalım... Düşünelim...

(2.10.16)

780

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir729675