Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HUKUKU VE "TEK KİŞİ" İKTİDARI

kişisel web

31.3.17

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HUKUKU VE "TEK KİŞİ" İKTİDARI Hukuk otoriterleriyle konuştum. Ulusal hukuk kurallarının tükendiği bireysel hak arama işlemlerin ardından, Ülkemizin taraf olduğu uluslar arası hukuk kuralları geçerli olur. Buna göre Türkiye'yi bekleyen bir "felaket" durum var... Bu felaket, referandum sonrası oluşacak "TEK KİŞİ" diktatöryasının getirileridir. Uluslararası hukuka göre; eğer bir ülkede "diktatör-TEK KİŞİ" tarafından yönetiliyorsa, o ülkedeki tüm terör örgütleri ve teröristler (PKK, İŞİD, DHKP-C, İŞİD, FETÖ, PYD, EL-KAİDE, EL-NUSRA vs) "özgürlük savaşçısı" olarak kabul edilirler. İşte büyük felaket!.. Dünya ülkeleri de o terör örgütlerine her türlü silah yardımını açıktan yapar ve desteklerler. Çünkü hukuken "özgürlükleri" için savaştıkları kabul edilir. Dahası o terör örgütlerini ve teröristleri himaye etmek ve koruma altına almak için "diktatörlükle-TEK KİŞİ" idare edilen ülkeye girmeye hakları doğar. Sebep olarak o ülkeyi "diktatörden kurtarmak" olarak açıklanır. İşte anlatmaya çalıştığın emperyalizmin "B" planı budur! *** Peki, "diktatör" kimdir? Dünyanın ve Birleşmiş Milletlerin (BM) kabul ettiği hukuk kurallarına göre; devletin başındaki kişiyi, "TEK KİŞİ" ne meclis, ne anayasa mahkemesi, ne de başka bir güç tarafından denetlenmiyorsa, tüm yetkiler onda toplanmışsa ve denetleme imkanı ortadan kaldırılmışsa, o başkan, "TEK KİŞİ", BM hukukuna göre "diktatördür." *** SONUÇ; Ülkemizde uygulanmak istenen "TEK KİŞİ" rejiminin amacı, Ülkemizi BM hukukuna göre işgal etmek için sebep yaratmaktır. Bu, hemen değil şüphesiz ki, önümüzdeki birkaç yıl içinde yapılmak için ön hazırlıktır. Emperyalizmin planı böyle işliyor. Anlamak istemeyen dar kafalara nasıl anlatılmalı, bilemiyorum. 16 Nisanda yapılacak referandum sonucunda eğer "evet" dersek, işte böyle bir sonuca izin vermiş olacağız. Batı emperyalizmi, "TEK KİŞİ" rejimi ile bir tuzak hazırlamıştır. Bu tuzağa düşmemek için, daha önce kime ve hangi partiye oy vermiş olsanız da, bu kez yapılan oylama parti oylaması, şahıs oylaması, seçimi değildir. Anayasadaki vatandaşlık haklarımızın gaspını engellemek, egemenliğimizi "TEK KİŞİ" ye teslim etmemek, köle ve kul olmamak için, ülkemizin geleceğinin karartmamak için mutlaka "#HAYIR oy vermeliyiz. Ülkeyi idare edenler yine "aldatılmış" durumdalar!. Onların "evetçi" yalanlarına kanmayıp, ülkemizi de, o "evetçi" zevatı da kurtarmak için mutlaka #HAYIR oyu kullanalım... Son anımıza kadar, son nefesimize kadar bu ülkenin geleceği için, vatanımız için, kendimiz için, bayrağımız için, evlatlarımız için mutlaka "#HAYIR demeliyiz. Referandumda inatlaşarak, bilmeyerek, menfaat için, "beni belki işe alırlar" umuduyla "evet" demek Türkiye Cumhuriyetinin geleceğini tehlikeye atmak demektir. Bu uyarıyı asla unutmayınız. R. Demir (28.3.17)

925

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir729676