Ziyaretçi Defteri

Ünal BAL

23.11.2009 20:46

Sevgili Hocam , Herzamanki gibi en son yazdığınız yazıyıda okudum.Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun; sizi takip etmeye devam edeceğim..Sevgiler

FERİT BALTACI

23.11.2009 14:49

Bilim adamı denilince , ilk adım da kişinin bilimsel orunu var mı , yok mu diye bakılır.Eğer adının önün de "Prof. Dr. " sanı var ise , kanıtlanmış orun iyesi diye saygıyla algılanır. Bu saygı öncelikle sanına yönelik olup, sürmesi Prof.'un bilge olup olmamasına bağlıdır. Toplum , bilge kişi mi ? diyerek onda "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür " nitelikler arar. Bulamaz ise gösterilen saygı, bir anda dibe vurur. Ne acıdır ki günümüz de bu değerli orunlar, bazısı için çalışmalarla değil ! Bir takım tarikatlara ya da küresel güçlere yaslanarak alınmaktadır. Bu kişiler, hiç bir dönemde doğruları söyleyemezler . Söyleyemezler çünkü , iradeleri özgür değildir.. Her adımda , gölgelerine sığındıklarından korkar. Ters düşmek istemezler.. Biz bunlare TUTSAK PROF. diyoruz. Oysa BİLGE KİŞİ özgürdür. Doğruları korkmadan savunur. Doğrunun temelinde kişisel çıkarlar değil ! bulunduğu toplumun çıkarları yer alır. Böyle bilgelere ne mutlu.. Türk ulusu, ederi akça Prof'larla değil.. Yaşamı özveri ,sevgi ve güven olan bilgelerin öncülüğünde, yaşadığımız sıkıntıları da aşarak "tam bağımsız Türkiye" ülküsünü gerçekleştireceklerdir. Sayın Bilge Demir, saygılarımı , sevgilerimi sunuyorum..

belkıs arzu eke(uçman)

09.11.2009 21:20

hocam 10 kasım için yazdığınız yazınızı okudum gerçekten atayı sadece kuru kuru sevıyorum o bizim kalbimizde yaşıyorları sadece özel günlerde hatırlamak degil hakikaten tarihimizi öğrenerek yaşanan gerçekleri tümüyle kavramak, bugünlerimizi değerlendirmek açısından bizlere ışık tutacaktır. gençlerin ki belki zamanında bizler de sosyal bilgiler ve tarih derslerini çalışırken aman ne de gereksiz bir ders demişizdir! ancak bugün biliyorum ki geçmiş olmadan gelecek ancak karanlık kalacak ve modern dünyada markacı ve magazinsel populist kültürde kaybolup gideceğiz.bu bağlamda biz yaşlardaki annelere ve babalara çok iş düşmekte! bizler elimizden geldiğince çocuklarımıza tarihimizi hatta dünya tarihini sevdirmenin eylenceli yollarını bulmalı ve onlara belkide kendi ailelerimizden yaşanmış kurtuluş mücadelesi anıları aktararak onların merak ve ilgisini uyandırabilmeliyiz. belki bu konuları onlara aktarırken yada tarih çalışmalarında onlara destek olacak konularına göre filmler alarak okuduklarını görsellerle belgesellerle desteklersek çok daha keyif alacaklarını düşünüyorum. atatürk ü anladıkça tanıdıkça ve milletimiz, ulusumuz vatanımız ve bayrağımıza sahip çıkma bilinci kuvetlendikçe o zaman ata nın cumhuriyeti emanet ettiği gençliği onun ıstediği düzeye taşımış olacağız. bunun için ne mutlu bu vatanda tüm özgürlükleri yaşayabiliyorum demeye ne mutlu Türkiye'deyim ne mutlu Türk'üm demek daha da bir gurur verici olacaktır. Atatürk'ün umudu olan genç nesillerin onun yüzünü kara çıkarmayacağına gönülden inanıyorum zira bunu yapabilme kudreti damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur...sevgilerimle

Doç.Dr.Çetin PEKÇETİN

04.11.2009 11:19

Değerli hocam, Açılım, saçılım, kaçınım projesi, başlıklı yazınızı gerçekten ister Türk olsun, ister Kürt olsun herkesin okuması gerekli diye düşünüyorum, elinize, yüreğinize sağlık. Teşekkürler.

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir59582