Güncel ve Sosyal Bilim Makaleleri

Cumhuriyet Osmanlıya Yapılan Modermn Aşıdır

Kişisel web sayfası

19.1.15

Milli Ahlak

Zaman akıp gidiyor nehir misali, engellenemez, zapt edilemez bir güç; her türlü gücün ötesi bir güç... Ki, ancak tanımlanamayan üstün güç Tanrının kontrolünde yönetilebilir...

Çağlar değişti, nicelikler ve nitelikler de değişti, şimdi çok farklı zaman diliminde ve şartlarda yaşıyor insanlar... Kimi etnik fitnenin peşinde koşarken, kimi de çağdaşlığın insan sevgisi üzerine kurulu olduğunu anlatmaya çalışıyor.

***

Etnik ırkçılık her zaman her toplum için felaket olmuştur. Günümüz bölücüleri Kürtçülük yapan "Kürtçüler" de toplumun felaketini hazırlamakta... Buna gerekçe olarak kültürel bir milliyetçilik olan Türk milliyetçiliği, her ırk, kültür, inanç ve anti-inanç duygu ve düşünceyi tek şemsiye altında toplayan birleştirici unsur olmuştur.

Hiç bir devirde devlet ve millet hayatına yönelik kararlarda Türk milliyetçiliği etnik ve ırki bir tanım olarak ortaya çıkmamıştır. Çünkü amacı ve hedefi o değildir.

***

Türk olmak, etnik ırka dayalı, dil ve din ayırımını gözeten, ayırım yapan bir anlayışı savunmak demek değildir; hiç bir devirde de bunu savunmamıştır, toplumlara hep kol kanat germiştir... Dolayısıyla ırk, dil, din, mezhep ayırımı olmaksızın / yapmaksızın bu ülkenin vatandaşları olan herkes "Türk" olarak kabul edilir / edilmiştir.

Bireysel olarak insan kendini belli bir soyun devamı olarak hissedebilir, ritüel olarak farklı inançta olabilir, mezhebi de, ana dili de farklı olabilir... Tüm bunların bir arada tutan, adeta toplumun çimentosu olan "Türk Yurdu" vatandaşlığı, vatanseverliğidir, milliyetçiliği şemsiyesidir. Tüm bu özelliklerle kuşatılmış toplum Türk toplumudur...

***

Göktürk Devletlerinin tüm halkları farklı soydan gelmiş olsalar da hepsi Türk'tür... Bunun anlamı şudur; devleti kuran ana unsur Türk milletinden, ırkından, soyundan olan asil unsur olduğu için anlamlıdır...

Diğer unsurlar ona tabi olmak konumundadır. O devleti oluşturan ana unsur Gök Tengri'ye inanan da, inanmayan da kendini buna ait hissetmiştir. Örneğin Göktürk devletinin kapsamında Moğollar da vardı, Çinililer de vardı, Slavlar da vardı, Japonlar da vardı... Ama hepsi Türk kimliği ile anıldılar, yaşadılar...

***

Çağlar değişti, Orta Asya'dan dünyanın her yanına akınlar ve göçler başladı. Toplumların yer değiştirme süreci başladı... Bir kısmı savaşarak, bir kısmı savaştan kaçarak, bir kısmı yeniden yaşam düzeni kurmak amacıyla yer değiştirerek...

Teoriye dayalı tarihi bilgilerimize göre daha çok Batı yönüne doğru hareketler oldu. Bunların seyrini merak edenler, kaynaklardan okuyabilirler. Şu kadarını ifade edelim ki ister Hunlar, ister Göktürkler, ister Uygurlar, ister Moğollar olsun hedeflerinde hep ileriye doğru akın yapma vardır. Önceleri Doğuya, Çin yurduna doğru olmuş bu akınlar, sonra daha çok Batıya doğru gerçeklemiş... İşte Atilla, Timur, işte Cengiz akınları... İç Asya'dan Adriyatik'e kadar ulaşabilmenin efsaneliğini düşünmek, aklın sınırlarını zorlar...

***

Daha sonraları Selçuklu ve Osmanlı nam salmış Anadolu'da ve çevresinde... Karlofça Antlaşmasıyla ilk kez toprak kaybetmeye başlayınca yıkım süreci de başlamış... Algı şöyle gelişmiş; Türk = Osmanlı = Müslüman = Türkiye Cumhuriyeti = Atatürk olarak bilindi, bilinecek...

Avrupalı da, Doğulu da bunu böyle düşündü, söyledi ve yazdı... Türk sultanı hanedanlık sistemine mensup olduğu için hep "Osmanlı Devleti" denilmiştir... Etkin unsur olarak hep geri planda dursa da Türk, devşirmeler tarafından idare edilse de Osmanlı, Türk kimliğini her zaman korumayı bilmiştir.

***

Türk denilince önce Osmanlılık, sonra İslam akla gelmiştir. Çünkü Müslümanlıkla yoğrulmuş bir varlık Türklüktür... Müslüman denilince Türk akla gelmiş, böyle algı oluşmuş, çağrıştırma hep böyle olmuş...

Tarihe bakıldığında, baştan başlayıp toprağı Müslümanlaştıran bir millettir. Önce Selçuklu, sonra Osmanlı, en sonunda da Cumhuriyeti... Ve bitmeyecek düşmanlıklara rağmen ilelebet payidar kalacak olan cumhuriyet... Cumhuriyet, Osmanlıya yapılmış modern bir aşıdır.

R. Demir..

1321

©2008, Tüm Hakları Prof. Dr. Ramazan DEMİR'e Aittir850934